Bu bölümde size insan hafızasının işleyişi ile ilgili çok önemli ve yararlı bilgiler sunulacaktır.
Genç dostlarım, bu bilgiler olmaksızın çalışmak, değerli zamanınızın önemli bir bölümünden yararlanmayı güçleştirmektedir. Çünkü hafızanın özelliklerini bilmeden öğrenmeye çalışmak, bir bakıma karada yüzme öğrenme gayreti içinde olmaya benzer. Bu sebeple çalışmak için gösterdiğiniz çabaların en iyi sonucunu alabilmek, ancak hafızanın özelliklerini tanımakla mümkündür.
HAFIZANIN BİRİNCİ ÖZELLİĞİ :
İNSAN ÖĞRENDİKLERİNİN YARISINI YAKLAŞIK İLK 80 DAKİKA İÇiNDE UNUTUR.
Şekil - 1 : Hafızanın işleyişi ve unutma eğrisi
Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi, eğer okuduğumuzu veya dinlediğimizi tam olarak anlamış ve öğrenmiş olsak bile, öğrendiklerimizin % 45'ini ilk 20 dk., % 55'ini ilk 1 saatte, % 65'ini de 9 saat içinde unuturuz.
insanın içinde karamsarlık bulutlarının dolaşmasına sebep olan bu bilgiden çıkartmanızı istediğim sonuç şudur : Eğitim başarısını yükseltmek için atılması gereken en önemli adım hafızanın bu özelliğini değiştirmektedir.
İNSAN NELERİ DAHA İYİ HATIRLAR? HAFIZANIN İKİNCİ ÖZELLİĞİ :
İNSAN BAŞTA OLANI, SONDA OLANI VE ARADA OLANLARDAN ÇOK İLGİNÇ, ÇARPICI VE DUYGUSAL AÇIDAN ÇAĞRIŞIM YAPTIRANI DAHA İYİ HATIRLAR.
Tanımadığımız kişilerden oluşan bir gruba girdiğiniz zaman ilk tanıştığınız üç kişinin ve son tanıştığınız iki kişinin isimlerini hatırlarsınız. Bir de tabii adı Abüzziddin gibi değişik olanı cinsiyetinize bağlı olarak ve çok yakışıklı bir delikanlıyı veya çarpıcı kızı hatırlarsınız.
Eğer oturup bir saat aralıksız ders çalışırsanız, hatırlama eğriniz sürekli düşer. Eğer iki saat veya daha fazla çalışmaya çalışırsanız, giderek daha az hatırladığınızı fark edersiniz.
Şekil - 2 : Ara verildiği veya verilmediği durumlarda ortaya çıkan hatırlama eğrileri 20 ile 40 dakika arasındaki bir öğrenme seansını anlama ve hatırlama açısından en iyi ilişkiyi doğurur.
Hafızanın bu özelliğinden faydalanmak için çalışma sürelerini Şekil 2'de görüldüğü gibi kısaltmak gerekir. Böylece 2 saatlik net ders çalışma süresindeki pik sayısını artırmış olursunuz.
Hafızanın biyolojik özellikleri açısından bakıldığında en uygun ders çalışma süresi 20 - 40 dakikadır. Sevdiğiniz ve kendinizi iyi hissettiğiniz derslerde 40 dakika daha az sevdiğiniz ve zorlandığınız derslerde çalışmayı (yeni birşeyleri öğrenme süresini) 20 dakikaya kadar indirebilirsiniz.
Başarıyı hedef alın; mükemmel olmayı değil. Yanlış yapma hakkından vazgeçmeyin; Vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağını kaybedersiniz. Unutmayın; Mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar, insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin. Daha mutlu ve etkili bir insan olursunuz. |
David M. BURNS |
GÜNÜ VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YAŞAMAK İÇİN
Eğer güne, bir gün önceden yapılmış bir yaşama programı ile başlarsanız ve bu programın içine size anlatıldığı gibi ders çalışma seanslarını yerleştirirseniz, bu programı uygulamak üzere kendinizi disiplin altına sokmak yolunda birinci adımı atarsınız. Böylece kendi kendinizle yazılı bir anlaşma yapmış olursunuz.
Bu programı iki adet yazın, bir tanesini çalışma masanızın hemen yanına duvara, diğerini de televizyonun hemen yanına yapıştı-rırsanız, kendinizi disiplin altına sokmak yolunda ikinci adımı da atmış olursunuz. Çünkü böylece kendinizle yaptığınız yazılı anlaşmayı ilan etmiş olursunuz.
Üçüncü adım ise çok basit: Kendi kendinize şöyle bir söz vereceksiniz. "Önce programı uygulayacağım, sonra yapmak istediğimi yapacağım." Yani "Önce isteneni, sonra istediğimi yapacağım."
Ders çalışırken aklınıza gelen her şeyi 10 dakikalık arada yapmak üzere kendinize ödül olarak saklayın.
NASIL DAHA İYİ HATIRLAYABİLİRİZ?
Genç dostlarım, her insan zaman zaman hatırlamak istediği bazı şeyleri hatırlamakta zorluk çeker. Unutkanlık her yaştaki insanların en yaygın şikayet konularından biridir. Ancak üniversite giriş sınavına hazırlanan bir öğrencinin öğrendiklerini, gerektiği zaman hatırlayabilmesi yaşamsal bir öneme sahiptir.
İnsan hafızasının üç temel özelliği vardır:
· Bilgiyi Kaydetmek
· Bilgiyi Saklamak
· İstendiği zaman saklanan bilgiyi geri getirmek
Eğer hafızanızdan şikayetçiyseniz ve öğrendiklerinizi iyi hatırlamadığınızı düşünüyorsanız aksamanın nereden kaynaklandığını bulmaya çalışın. Hafızalarından şikayetçi olanların önemli bir bölümünün problemi, birinci aşamada takılmadan kaynaklanır. Daha açık bir ifadeyle söylemek gerekirse, hatırlamak istediğinizi başlangıçta yeterince kuvvetli kaydetmezseniz, sonra gerektiği zaman o bilgiyi hatırlamak mümkün olmaz.
Unutmamak gerekir ki, öğrenmek için gerekli olan zihinsel enerji aynı anda iki nokta üzerinde yoğunlaşamaz. Bu sebeple müzik sesi, televizyon sesi gibi dikkat dağıtıcı öğelerin bulunduğu bir ortamda çalışmak verimi düşürür.
Şu halde iyi hatırlayabilmek için altın kural şudur:
ÖĞRENMEK iÇiN DiKKAT’i SADECE ÖĞRENMEK iSTEDiĞiNiZ MALZEME ÜZERiNDE YOĞUNLAŞTIRIN.
DİKKATİN GELİŞTİRİLMESİ
1. Öğrenme sırasında çok gergin olmamak.Bütünüyle olmamakla beraber, belirli bir ölçüde GEVŞEMEK
2. Konuyla ilgili derin ve sürekli bir İLGi.
3. Konuyla ilgilenmeyi engelleyen DUYGUSAL PROBLEMLERİN ertelenmesi (veya yatıştırılması).
4. Dikkat'in dağıldığını farkettiğiniz anda tekrar konuya dönme ALIŞKANLIK ve disiplinin kazanılması.
Yukarıda sıralananlardan gördüğümüz gibi dikkati geliştirmek için 4 aşamadan geçmek gerekir.Gevşeme, İlgi, Duygu, Alışkanlık. Bunları hatırlamakta kolaylık olması için kelimelerin baş harflerini bir araya getirdiğiniz zaman ortaya GIDA akrostişi çıkar.
Hayat bir nehir gibidir. Çoğu insan bu nehre, sonunda nereye çıkacağına karar vermeden atlar. Böylece çok geçmeden akıntıya kapılırlar. Günlük olaylar, günlük korkular, günlük zorluklar. Nehrin çatal oluşturduğu yerlere vardıklarında, hangi tarafa gitmek istediklerine bilinçli olarak karar vermezler, kendileri için hangi tarafın uygun olduğunu da düşünmezler. Kendilerini akıntıya bırakmakla yetinirler. Kendi değerleriyle yönetilmek yerine çevre tarafından yönetilen o insan kalabalığına katılırlar. Sonuç olarak, kontrolün kendi ellerinde olmadığını hissederler. Böyle bilinçsiz bîr durumda kalmayı sürdürürler. Ta ki günün birinde kükre-yen suların sesi onları uyandırana kadar. Bir de bakarlar ki küreksiz bir kayığın içinde, Mağara Çavlanından beş metre gerideler. O anda "hay Allah" derler, ama artık iş işten geçmiştir. Aşağıya düşeceklerdir. Bazen bu düşüş duygusal bir düşüştür. Bazen fiziksel bir düşüştür. Hayatınızda bugün yüzyüze olduğunuz güçlükler, büyük ihtimalle, nehrin yukarısındayken verilen iyi kararlarla önlenebilirdi. |
HAFIZA GELiŞTiRME YÖNTEMLERİ
Basit hafızalama tekniği:
Kelimelerin baş harflerinden yapılan kelimelere "Akrostiş" denir. Türkçe’deki en yaygın akrostiş ASPAVA' dır. Gazeteci Ümit Deniz'in yarattığı Türk Mayk Hammer'ı Murat Davman, "Allah, Saadet, Para, Aşk Versin, Amin." diyerek bu dileği ASPAVA olarak kısaltmıştır.
Ben de bu yazıda akrostişlere yer vererek hafızaya yardımcı olmaya çalıştım. Akrostiş an-lamlı bir kelime olabilir. Dikkatin temel ilkelerini oluşturan GIDA bu tür bir akrostişe örnektir.
Akrostiş anlamlı bir kelime olmayabilir. Bundan sonraki yazılarımda bulacağınız İFİKAN ve İSOAT anlamlı olmayan akrostişlere örnektir.
Siz de hatırlamak istediğiniz maddeleri kendinize özgü akrostişler haline getirebilirseniz çok daha kolay hatırlayabilirsiniz.
Birbiriyle ilgili olmayan bilgileri birbirine bağlamanın tek yolu yapay bağlantılar kurmaktır. Böylece yapay çağrışımlar yoluyla tek tek bilgileri hatırlamak yerine, bilinen kavramlardan hareketle bunlara bağlı olan bilgileri hatırlamak çok daha kolay olur.
Örneğin 282 34 43 şeklinde bir telefon numarasını sayılardan kalkarak ezberlemeye çalışmak yerine şöyle bir bağlantı içinde hazırlamaya çalışmak daha pratiktir.
282 Evinin bulunduğu bölgenin kodu
34 İstanbul'un plaka numarası
43 İstanbul'un plaka numarasının tersi
Tersi olduğu için bir öncekiyle yer değiştirecek ve 282 34 43 olacak.
Hafızalama teknikleri konusunda yapılan araştırmalar cinsellikle ilgili bağlantılar kurmanın, kaba ve küfürlü bağlantılar kurmanın, değişik ve abartılmış bağlantılar kurmanın hatırlamayı kolaylaştırdığını ortaya koymuştur.
Abartmayla ilgili olarak "Yerleştirme" yönteminde örnekler verilmiştir. Dev çaydanlık, yerlere dökülmüş sütler, tuvalet kağıtlarının açılması vb.
YERLEŞTİRME (LOCİ) YÖNTEMİ
Antik dönemden yazar Çiçero'nun geliştirdiği bir yöntemdir ve "Loci" Latince’de "Yer" anlamına gelmektedir. Zihninizde yapacağınız gezintide birtakım objeleri o yol üzerindeki bazı yerlerle eşleştirmek esasına dayanır.
HAFIZANIN ÜÇÜNCÜ ÖZELLİĞİ :
İNSAN TEKRARLANANI İYİ HATIRLAR.
Hepimizin bildiği gibi anlamak, öğrenmek değildir. Öğrenmek de hatırlamak değildir. Bu sebeple tanıdık bir bilgiyle karşılaştığımız zaman, "Ben bunu biliyordum" diye düşünebiliriz. Ancak hafızanın unutma eğiliminin önüne geçmenin en güvenli yollarından biri tekrar yapmaktır. En yararlı tekrar ise, öğrenmeden hemen sonra yapılan tekrardır. Bu sebeple bir çalışma seansını mutlaka, öğrendiklerinizi tekrarlayarak bitirin. Bir çalışma seansını izleyen tekrarın süresi yaklaşık 10 dakikadır.
HAFIZANIN DÖRDÜNCÜ ÖZELLİĞİ :
İNSAN ZAMAN GEÇTİKTEN SONRA DAHA İYİ HATIRLAR.
"Bu nasıl olur?" diye düşünmeyin. Evet öğrenme, ilkelerine uygun olarak çalışıldıysa hatırlayabilir. Eğer anlatıldığı gibi önce 20 - 40 dk. çalışır, sonra 10 dk. tekrarlarsanız, vereceğiniz 10 dakikalık aradan sonra daha iyi hatırlarsınız. Size inanması zor da gelse, bu duruma psikolojide "Reminiscence Etkisi" denir. Bu etki beynin işleyişiyle ilgili özel bir biyokimyasal düzenlemenin sonucudur.
Buraya kadar anlatılanlardan çıkan sonuçlara göre ideal ders çalışma seansını şöyle düzenleyebilirsiniz :
20 - 40 dakika çalışma
10 dakika tekrar
10 dakika ARA
Nasıl hoşunuza gitti mi? Artık saatlerce ders başında oturmak zorunda değilsiniz değil mi? Böyle bir çalışma düzenine girenlerin tecrübelerinin ne olduğunu bilmek ister misiniz?
Genç dostlarım, sizin yaşınızdaki gençlerle yüz yüze yaptığım çalışmalardan edindiğim önemli bir sırrı burada sizle paylaşmak istiyorum.
Yukarıda anlattığım şekilde çalışmaya niyetlenen genç arkadaşlarımın hemen hepsi birinci adımda çok başarılı oldular. Herkes 20 - 40 dakika çalışıyor, ancak bunların çok büyük bir bölümü 10 dakikalık tekrarı gereksiz buluyor ve "Nasıl olsa çalıştım, tekrara ne gerek var?" diye düşünüyorlar ve ikinci adımı doğru olarak uygulamakta başarısız oluyorlar.
Bu programı uygulamaya çalışan genç arkadaşlarımızın bazıları ise 10 dakika ara verip, bir televizyon filmi seyretmiş, biraz gazete okumuş, biraz bir şeyler yemiş, birkaç telefon konuşması yapmış olarak, bir saat sonra ders başına geri dönüyorlar.
Bu tecrübelerden çıkartacağınız sonuç şudur:Programın yürümesi için özdisiplin esastır.
- Bildiğiniz bir yolu hayal edin: Otobüs durağından evinizdeki odanıza kadar olan yolu adım adım düşünün. Durakta indiniz, karşıya geçtiniz. Karşınıza gelen bina, yaya yolunda yürürken sağınızda kalan parmaklık, evin önüne geldiniz, kapıya çıkan merdivenler, binanın kapısı, kapıdan girince sağ taraftaki kapıcı penceresi, salondaki otomatik düğmesi, asansörün kapısı, evin kapısı, hol, ayakkabı dolabı, koridor ve yatak odası. Böyle bir gezinti kırsal alandaki bir ev içinde yapılabilir, istediğiniz yolu seçmekte serbestsiniz. Önemli olan hep aynı yolu kullanmak, yeni bir yol düşünüp onu hatırlamaya çalışmamaktır.
-
Hatırlamak istediğiniz her maddeyle yolunuz üzerindekiler arasında bir çağrışım bağı kurun : Örneğin tarih dersinde hatırlamak istediğiniz şu maddeler olduğunu düşünelim : Gerileme devrindeki ıslahat hareketleri "Lale Devri, I. Mahmut Dönemi, III. Mustafa Dönemi, I. Abdülhamid Dönemi, III. Selim Dönemi, II. Mahmut Dönemi". Bütün sokağı lalelerin kapladığını, evin kapısında I. Mahmut ile III. Mustafa'nın kavga ettiğini, Asansörde I. Abdülhamid ile karşılaştığınızı, III. Selim'in sizi holde beklediğini, II. Mahmut'un da sizin yatağınızda horlayarak yattığını düşünün. Hayalleriniz ne kadar canlı olursa, o kadar iyi hatırlarsınız.
Maddeleri hatırlamak isterseniz zihinsel bir yürüyüşe çıkın: Kendi kendinize "Yollarda ne vardı?", "Evin önünde kimler kavga ediyordu?", Asansörde kim vardı?" vs. diye sorun. Geçtiğiniz yoldaki her duraklamanız, size oraya "kimle karşılaştığınız" konusunda bir ipucu verecektir. Ne kadar saçma ve abartılmış bir bağlantı yaparsanız hayal o kadar canlı olur ve kolay hatırlarsınız. Bu yöntemi aynı zamanda insanların isimlerini, yapılacak işleri ve fizik dersindeki maddeleri kullanmak için de kullanabilirsiniz.
DİNLEYEREK ÖĞRENMEK
Genç dostlarım,
Bu yazıda, özellikle bu yıl okula ve dershaneye gidenlerin dinledikleri dersten en üst düzeyde yararlanmalarına imkan verecek bir yöntemi anlatacağım, içinde bulunduğumuz yılı bekleyerek ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanarak geçirenler de, gelecek yıl arzuladıkları bölüme girdiklerinde hangi bilginin "önemli bilgi", hangisinin "ek bilgi" olduğuna kolayca karar verebilecek ve dersi derste öğrenmeleri mümkün olacaktır.
Dersi derste öğrenmenin temel ilkesi pasif bir dinleyici olmaktan çıkmaktır. Pasif bir dinleyici olursanız, kısa bir süre sonra dikkatiniz dağılır ve dersten koparsınız. Sonra da derste öğrenemediklerinizi telafi etmek için ek bir gayret sarfetmek zorunda kalırsınız. Daha da önemlisi, bu gayret hiçbir zaman derste kaçırdıklarınızı telafi etmeye yetmez.
Dersi derste öğrenmek veya dinleyerek öğrenmek için geliştirilen yönteme İFİKAN yöntemi denir. İFİKAN yöntemi 6 aşamadan oluşur.
İ. İleri bak,
F. Fikirlere dikkat et,
l. İşaretlere uyanık.ol,
K. Katıl,
A. Araştır.
N. Not tut.
Eğer hayat nehrinin üzerindeyseniz, mutlaka bir kaç sert kayaya da çarpacaksınız demektir. Bu karamsarlık değil, gerçekçilik aslında, işin kilidi şurada: Kayığınız karaya oturduğu zaman, kendinizi "başarısız" bulup dövüneceğiniz yerde, hayatta başarısızlık diye birşey olmadığını hatırlayın. Var olan yalnızca sonuçlardır. Eğer istediğiniz sonuçları elde edemedinizse, bu tecrübeden birşeyler öğrenin ki, ilerde daha iyi kararlar verebilmek için elinizde referanslarınız olsun. |
|
|
İ - İleri Bak :
Gireceğiniz derste işlenecek konuyla ilgili olarak bir ön hazırlık yapın. Bu dersi dersten önce çalışmak demek değildir. Yapılan araştırmalar insanların aşina oldukları kavramları, hiç tanımadıklarına kıyasla daha iyi öğrendiklerini ortaya koymuştur. Bu sebeple bir ön okuma yapmak, konuyla ilgili temel kavramları, isimleri, formülleri tanımak, bunlarla derste karşılaşınca daha kolay anlamaya imkan verir.
F - Fikirlere dikkat et:
Önemli fikirleri seçmeye çalışarak dinlemek dersi daha kolay anlamanıza yardım eder. Aynı şekilde dersteki temel fikir ve kavramlar çerçevesinde sorular oluşturmak ve bu sorulara cevap olacak bir şekilde dersi dinlemek, hem dikkatinizin dağılmasını önler, hem de bir ders sırasında çok az sayıda temel fikrin işlendiğini farkedersiniz. Dolayısıyla da yükünüzün ilk bakışta gözüktüğü kadar ağır olmadığını hissedersiniz,
İ - İşaretlere uyanık ol:
"İşaretlere karşı duyarlı olmak, sınav sorularını önceden bilmeye imkan verir."
Yukarıdaki cümleyi ilk kez okuduğunuzda, belki abartılmış bir ifadeyle karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak bu bütünüyle gerçektir. Okul bir oyundur. Her oyunda olduğu gibi, bu oyunu da kurallarına göre oynayanların başarı şansı daha yüksektir.
Öğretmen dersi anlatırken, hiçbir zaman, "Sınavda şu soruyu soracağım" demez. Ancak, belirli kelimeleri kullanarak ve ses tonuyla bazı işaretler verir. Bu işaretler şunlardır.
Esas olarak,
Başlıca,
Şunu hiçbir zaman unutmayın kî,
Bunun esas sebebi
Bunun üç sebebi vardır,a
Çoğunlukla,
Özetle,
Her zaman...
Bu işaretlere ve öğretmenin tonlamalarına dikkat edin bir öğrenci, bunu not aldığı defterde işaretlediği takdirde, sınava sınav soruları bilerek girer. Dersi dinlemeden ve sonradan ders çalışarak, bu şansı elde etmek hiçbir zaman mümkün değildir.
K - Katıl:
Derse katılmak, öğrenmeyi kolaylaştırır. Bunun için öğretmenin söylediklerini kafanızda tartın. Aynı zamanda anladığınız veya anlamakta güçlük çektiğiniz yerleri gülümseyerek, kaşlarınızı çatarak öğretmeninize belli edin. Tepki veren bir sınıfa ders anlatmak öğretmeninizin daha zevkle ders yapmasına imkan verir. Aynı zamanda soru sorma imkanınız varsa, bunu mutlaka kullanın.
A - Araştır :
Aklınıza takılan soruları veya konunun açıklık kazanmamış yönlerini dersten sonra arkadaşlarınızla konuşun. Açıklamalarını tartışın, imkanınız varsa, sorularınızı öğretmeninize yöneltin. Bu aynı zamanda ona dersle ilgilenen bir öğrenci olduğunuzu gösterecektir.
Sorularınızı derste defterinize yazarsanız cevabını daha sonra araştırma imkanınız olur. Böylece anlamadığınız yerleri unutmamış olursunuz?
N - Not tut:
Not tutmak okul oyununda başarılı olmanın temel şartıdır. Not tutmak öğrenmenin bütün temel ilkeleriyle ilişkili olan, eğitimin en yaşamsal parçasıdır.
NOT TUTMAK ÖĞRENMENİN TEMELİDİR
Genç dostlarım, eğitim başarısını yükselten en önemli iki özellik iyi dinlemek ve not tutmaktır. Başta çalışmak olmak üzere bütün diğer özellikler iyi dinlemek ve not tutmaktan sonra gelir.
Daha önce bu yıl lise son sınıfa ve dershaneye devam edenler için, dersi derste öğrenmeye imkan veren İfikan yöntemi anlatılmıştı.
Bu yöntem bîr bütün olarak uygulandığında eğitim başarısını yükseltmek konusunda köklü bir etkiye sahiptir. Ancak bu yöntemin can alıcı iki özelliği vardır. Birincisi "işaretlere" dikkatli olmak, ikincisi de "Not tutmak".
Bu yazıda not tutmanın yararlarına değinerek, iyi not tutmak için uygulama değeri olan önerilerde bulunacağım.
DİKKAT DAĞILMASININ SEBEBİ
insan dakikada 200 kelimelik bir konuşma hızını algılama kapasitesine sahip olmasına rağmen ancak 50 - 75 kelimelik bir hızla konuşur. Böylece karşınızda öğretmen ders anlatırken dakikada yaklaşık 150 kelimelik bir boşluk yaşarsınız. Biraz zaman geçip hafif yorulunca veya anlatılan konu size çok ilginç gelmeyince veya karmaşık gelince, anlatılan 150 kelimelik boşlukta zihnen gezinmeye başlarsınız ve dikkatiniz dağılır. Bu sebeple İFİKAN yöntemi dikkatin dağılmasını önlemek için özel olarak düzenlenmiştir.
NOT TUTMANIN YARARLARI
Not tutmanın iki önemli yararı vardır:
Birincisi, öğrenmenin ön şartlarından biri olan "aktif katılım"ı sağlar. Böylece aktif katılım öğrenmenin diğer şartları olan "uyanıklığı", "dikkat"i ve dolayısıyla "motivasyonu" destekler.
Not tutmanın ikinci yararı, hafızaya katkısıdır. Başka bir şekilde söylersek not tutmak, unutmayı önler. Önceki yazımda insanın öğrendiğinin yaklaşık yarısını ilk 20 dakika içinde unuttuğunu anlatmıştım. Bu sebeple unutmanın önlenmesi eğitim başarısının esasıdır.
İyi bir dinleyici olmanın yolu iyi not tutmaktan, iyi not tutmanın yolu da iyi bir dinleyici olmaktan geçer.
Not tutmadan dinlenilen bir ders, önemli ölçüde ziyan edilmiştir.
İYİ NOT TUTMAK İÇİN İPUÇLARI
İyi not alabilmek için derse, not almaya uygun malzemeyle gelmek gerekir. Ayrıca iyi not alabilmek için öğretmenin her söylediğini aynen yazmak değil, kısaltmalar kullanmak gerekir.
Hiçbir zaman kağıda not almayın. Not tutmak için özel bir defteriniz olsun. Kağıda alınan notların kaderi, çoğunlukla kaybolmaları veya arandıkları zaman bulunamamalarıdır. Bu notlar daha sonra iş işten geçtikten sonra ilgisiz bir zamanda karşınıza çıkarlar.
Not defterlerinizdeki sayfalan cömertçe kullanın. Hiçbir zaman dar, sıkışık, üstüste gelecek şekilde not tutmayın.
Her yeni fikri, yeni bir satıra yazın. Not aldığınız sayfayı ve satırları sıkıştırmayın. Böylece bıraktığınız boşlukları daha sonra doldurabilirsiniz.
Kendiniz için bir kısaltma dili geliştirin. Sık tekrarlanan kelimeler için özel işaretler kullanın, örneğin : ve &, birbirinden 11, ayrıca +, açısından <, gibi,
Bunlardan başka dersin konusu olan kelimeyi ve derste sık tekrarlanan kelimeleri bir kere tam olarak yazdıktan sonra, sadece baş harfini kullanarak önemli bir zaman tasarrufu sağlayabilirsiniz, örneğin: Psikolojide "Algı" konusunda bütün "A" lar algı, "D" ler davranış, fizikte "H" ler hareket anlamına gelir. Ööğretmene yetişemediğiniz yerde boşluk bırakınız. Daha sonra arkadaşlarınızdan sorarak atladığınız yeri doldurabilirsiniz.
Kağıda ekleyeceğiniz şema, şekil ve tablolar varsa, bunlar için uygun boşluklar bırakın. böylece sınav sorularını önceden bilerek sınava girmeniz mümkün olur.
Yanlışları karalamayın. Not tuttuğunuz kağıt ne kadar temiz görünürse, o kağıda bakmaktan o ölçüde zevk alırsınız. Karalanmış, sıkışık, üstüste yazılmış kağıda bakmak hiç kimsenin içinden gelmez.
Notlarınızı temize çekin. Eğer bu işlemi not tuttuğunuz günün gecesi yaparsanız, hem çok kolay olur, hem de notları temize yazarken yaptığınız tekrarla bilgiyi mükemmel olarak pekiştirmiş olursunuz. Eğer notlarınızı aldığınız gün temize çekmezseniz bu işi bir sonraki dersten önceki gece yapın. Böylece bilginizi tazelemiş olursunuz.
Eğer bu söylenenleri yapmak size zor geliyorsa bile not tutun. Çünkü böylece dikkatinizin dağılmasını önlemek ve dinlediklerinizi unutmamak konusunda önemli bir adım atmış olursunuz.
İyi not tutan bir arkadaştan notları almak, sanıldığı kadar parlak sonuçlar vermez. Çünkü insan en iyi kendi notundan çalışır.
Birçok kişi, notlan tekrar yazmanın zaman kaybına sebep olduğu, bunun sıkıcı ve-gereksiz olduğunu düşünür. Ancak notları yeniden yazmanın daha sonra çalışmaya getireceği kolaylık düşünülürse, bunun boşa giden bir zaman olmadığı kendiliğinden anlaşılır. Böylece sınava daha az çalışarak ve daha güvenli girmek mümkün olur.
SONUÇ
Üstün Başarı kitabında yer alan bir araştırmaya göre, ortalama bir öğrenci okuduğunun yaklaşık % 20'sini hatırlar. Eğer ders önce okunur, sonra da dinlenirse (İFİKAN) yöntemindeki ilk basamak olan "ileri bak" hatırlama düzeyi % 40'a çıkar. Okuduktan sonra dinlenilen malzeme, yazıldığı takdirde hatırlama oranı % 60'a çıkar.
Bu yazı Prof. Dr. Acar Baltaş'ın Final Dergisindeki yazılarından derlenmiştir.
Geri
|